Türkiye Avrupa Birliğine Girerse Neler Değişir
Türkiyenin avrupa birliğine katılma süreci 1963 yılına dayanmaktadır. Türkiye'nin avrupa ekonomi topluluğuyla ilk kez bir anlaşma imzalayarak avrupa birliğine bir adım atmıştır. Peki Türkiye avrupa birliğine girerse neler değişir . Toplum nasıl bir yaşamla karşılaşır.

1. Türkiyenin Avrupa birliği süreci ?

Türkiyenin Avrupa birliği süreci ?

Türkiye 1963 yılları arasında ismet inönü hükemeti döneminde avrupanın ekonomik topluluğuyla bir anlaşma imzalanarak ilk defa avrupa birliği süreci başlamıştı.  1987 Turgut özal dönemindede tam üyeliğe başvuru yapılmıştır. Sonrasında 1999 yıllarında AB üyeliği tarafından adaylığı kabul ediliyor.  2005 yıllarında recep tayip erdoğan dönemindede tam üyelik müzakereleri başladı. 

2. Türkiyenin halen avrupa birliğine girmemesinin sebepleri

Türkiyenin halen avrupa birliğine girmemesinin sebepleri

Türkiyenin halen avrupa birliğine girmemesinin en büyük sebebi tabikide islamdır.  Bunun nedenini şu sözlerle anlarız 

Avrupa Diplomatlar Birliği Başkanı Meinel, ""Türkiye Müslüman bir ülke olmasaydı çoktan AB’ye girerdi" 

Fransa Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Oliver Roy, “Türkiye'nin nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman olması Türkiye'nin AB üyeliğinin Avrupa kamuoyu ve özellikle Fransa tarafından istenmemesinin sebebini oluşturmaktadır”

Başkada söylenecek fazla bir şey yok evet türkiyede bir çok alanda eksikliği bulunmaktadır . Fakat bu sorunlar 5 ,10 yıl içerisinde giderilebilir bir sorundur ama aslı yukardada söylenenler daha dikkat çekicidir. 

3. Türkiye Avrupa Birliğine Girerse Neler Değişir.

Türkiye Avrupa Birliğine Girerse Neler Değişir. https://prezi.com/ammffx9ruwzf/turkiye-ab-ye-girerse-yararlari-ne-olur/

* Avrupa birliği ülkelerine vizesiz giriş hakkı

 *Türkler, ikamet ettikleri AB ülkelerinde seçimlerde oy kullanacak ve AB kurumlarını şikâyet edebilecek. 

* İş yerinde cinsiyete dayalı ayrımcılıkta ispat yükümlülüğü suçlanan tarafta olacak.

* Koca evlilik birliğinin reisidir anlayışı kalkacak.

* Evlilik içi-dışı çocuk ayrımı olmayacak, mağdurla evlenmek tecavüzcüyü cezadan kurtarmayacak.

* “Çocuğumdur severim de döverim de” anlayışı son bulacak.

* 15 yaşın altındaki çocukların çalışması yasak. Hafif işlerde çalışan çocuklar okul

döneminde haftada en fazla 12 saat çalışacak. 

* AB standartlarına uymayan çiftçiye destek olmayacak.

* Büyükbaş hayvanlar pasaportsuz AB’de dolaşamayacak.

* 20 gram ve 12 santimetre veya 80 gram ve 15 santimetrenin altında istavrit satılmayacak.

* Motorlu taşıtlarda gürültü seviyesi 74 ile 80 desibel arasında sınırlandırılacak.

* Belediye hayvanları zehirleyemeyecek.

* Tavuk başına 750 santimetre karelik kümes alanı, 12 santimetre karelik yemlik bulunacak.

* Bir haftalık kuzuları 100 kilometreden uzağa taşımak yasak. Nakliyeciler, 65 kilometreyi aşan her yolculuk için özel izin alacak.

* Balıkçılar balığı içme suyu ile yıkayacak.

* Dana kıymadaki azami yağ oranı yüzde 20, yağsız kıymadaki oran ise yüzde 7 olacak.

* Sütün içindeki canlı bakteri sayısının 30 derecede milimetre başına azami 100 bin olacak.

* Mezbahalarda kullanılan bıçaklar en az 82 derece suyla yıkanacak.


1. AB GLOBAL BİR AKTÖR OLACAK:

Türkiye’nin katılımı AB’ye yepyeni bir ufuk açacak, vizyonu genişleyecektir. Bugünkü gibi zengin bir tüccarlar grubu olarak kalmak yerine, siyasi ve askeri ağırlığını kullanarak büyük bir stratejik derinlik kazanacaktır. AB gerçekten böyle bir rol oynamayı arzuluyorsa, Türkiye’nin katkısı büyük olacaktır.

2. BATI İLE İSLAMIN BARIŞMASI:

Türkiye’ye tam üyelik statüsü veren bir AB’nin İslam dünyasındaki konumu değişecektir. 11 Eylül sonrasındaki “Hristiyan-Müslüman çatışması” savları büyük oranda giderilecektir. AB bu sayede müslüman bir ülkeyi arasında istemeyen bir Hristiyan Klübü görüntüsünden kurtulacaktır. Tam aksine, kültürel farklılıkların birlikte yaşayabileceğini, İslam ile çağdaşlık ve demokrasinin bağdaşabileceğini dünyaya gösterebilecektir. Türkiye’nin üyelği, İslam dünyasının Avrupa’ya ve genelyde Batı’ya bakışını da etkileyecektir

3. AB’YE GELİR SAĞLAYACAK:

25 yıl sonra Türkiye’nin nüfusu 85 milyon ve kişi başına gelirinin de 10 bin doların üzerine çıkacağı hesaplanıyor. Bu büyük, alış gücü yükselen, dinamik ve genç bir Türkiye, AB için son derece önemli bir Pazar olacaktır. Gümrük Birliği sonrası dönemde (1995-2002) Türkiye ile AB’nin ticareti % 100’ün üstünde artmıştır. Ülkemizin AB’ye ihracatı %138 oranında artarken, ithalatımızdaki artış oranı %80 civarında kalmıştır. 2002 yılı rakamlarına göre ülkemiz, AB’nin dış ticaretinde %2.2 ihracatı ve %2.4 ithalatıyla 11. büyük ticari ortağıdır. Türkiye’nin dış ticaretinde ise AB, %51 ihracat, %42 ithalatla, birinci ortak konumundadır.

TÜRKİYE AB YE GİRERSE YARARLARI NE OLUR

2. ENERJİ GÜVENCESİ VERECEK:

Hazar havzasında dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz yataklarının ortaya çıkarılmasından sonra ve Bakü-Ceyhan boru hattının tamamlanmasıyla, Türkiye AB’ye bu kaynağa istikrarlı şekilde ulaşma güvencesi sağlayacaktır.

3. IRAK-ORTA DOĞU/ KAFKASLAR:

Önümüzdeki dönemde anlaşmazlıkların büyük bölümü, Irak-Orta Doğu- Kafkaslar ve Güney Asya’da yaşanacaktır. Bu bölgelerde stratejik bir oyuncu olmak ve ağırlığını arttırmak isteyen AB için, Türkiye’den daha önemli ve etkin bir müttefik düşünülemez. Tam üye statüsündeki Türkiye, Silahlı Kuvvetleri ve coğrafyası ile AB’ye büyük katkı sağlayacaktır.

4. GENÇ NÜFUS AVANTAJI:

Avrupa Birliği’nin nüfusu giderek yaşlanmaktadır. Önümüzdeki 20-25 yıllık zaman diliminde bu nüfus daha da yaşlanacaktır. Buna karşılık, Türkiye’nin genç nüfusu, Avrupa’nın gereksinme duyacağı el emeği açığını kapayacaktır. 

Bunun yanısıra , tam üyeliğe ulaşılması durumunda, Avrupa’da yaşayan 1 ve 2 inci kuşak Türk vatandaşlarının büyük bölümü –aynı ekonomik haklardan yararlanabilecekleri için- Türkiye’ye geri dönecekler ve yerlerini genç nüfusa bırakacaktır.

5. AB ALAN KAZANACAK:

Avrupa’da büyük fabrikaların kurulabileceği, sanayinin nefes alacak şekilde yayılabileceği toprak giderek azalmaktadır. Özellikle Orta Avrupa’daki sıkışıklık artmaktadır. Oysa Türkiye’de büyük ve boş alan vardır ve hem AB silahlı kuvvetleri, hem de AB sanayii kullanabilecektir.

SONUÇ: AB’DE KAZANÇLI ÇIKACAK

Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkanların önemli bölümü, “fakir, kalabalık ve çok büyük” bir ülkeyi yükleneceklerini ve fazla para harcamak zorunda kalacaklarını, buna karşılık “farklı kültürden” gelen milyonlarla iç içe yaşamak zorunda kalacaklarını ileri sürmekte ve Türkiye’yi “yabancı unsur” olarak görmektedirler.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları